19 Aralık 2015 Cumartesi
AMAZON KADINLARI ve ARTEMİS
16 Aralık 2015 Çarşamba
SELÇUK'TA KÜTÜPHANE Mİ?
İyi bir çalışma ile burasını çok güzel bir kütüphane yapmak kentimize yakışmaz mı?
Celsus Kütüphanesi’nin mimarisinin benzerini yaparak bütün dünyaya örnekte olabiliriz… Bu biraz fazla gelebilir bizlere …
Dünyayı yöneten kalem, mürekkep ve kağıttır…
Jonathan Swift
14 Aralık 2015 Pazartesi
Şahabettin SİVASİ ( Şahabettin DEDE) - Türk Bilgini
Şehabettin Dede bilinenin aksine, Sivas kökenli değildir. Bu konuda en önemli kaynaklarımızdan birisi olan
(Rebiülevvel, 860 yılı Pazar gecesi ) vefat ettiği söylenir.
“Be Dünya Dil-I nebundet her ki merdi est,
Ki Dünya bikeman enduh virdi est,
Bekürsitan nazar kün ta beyabi
Ki Dünya harieş çend berdest”
“Dünyaya gönül bağlanmaz,çünkü ölmeyen yoktur.
Ve dünya şüphesiz gam, tasa doludur.
Eğer mezarlığa bakacak olursan
Bu dünya’nın ne kadar insanı alıp, götürdüğünü görürsün.”
“Ne çoman refte em ki baz ayem”
(Dönüşü olmayan bir şekilde gittim)
“Nezzelna hahüna sümme irtehalna
Vema ehadün aleddünya bi bakın
Keza Dünya nuzulin ve irtihalin,
Vema bakin alel insani halin”
“Buraya(dünyaya) geldik ve göçtük.
Bu dünyada kimse baki değildir.
Böylece bu dünya gelinen ve gidilen bir yer olup
Hiçbir kimse burada baki kalamaz”
7 Aralık 2015 Pazartesi
Efesli Herostratus - Tarihin ilk Teröristi
Efesli Herostratus
Tarihin ilk Teröristi
Tarihin kayda geçen ilk teröristi Efes’te…
Tarih Milattan Önce 356 yılının 21 Temmuz’u. Yani
bugünden 2380 yıl önce ...
Efes halkının büyük uğraşlar ve fedakârlıklarla
Tanrıça Artemis adına yaptırdığı ve dünyanın 7 harikasından olan tapınağı
yakmakta neyin nesiydi?
Ayrıca politik bakımdan hassas olan bir dönemdeydi
Efes, Pers İstilası altındaydı ve Pers Valisi Tsafernes tarafından
yönetilmekteydi.
Sadece adını tarihe yazmak için muhteşem
güzellikteki Artemis Tapınağını yakan. Şöhret meraklısı Herostratus, kendini
yargılayan yargıca şu şekilde cevap vermiştir.
“Ben Herostratus. Artemis Tapınağını ben yaktım.
Benim adım çağlar boyunca anılacak ama sen Kleon, Efes kentinin başyargıcı.
Seni kim hatırlayacak?
Hayır, sen de beni yargıladığın için anılacaksın.”
Alınan karar, Herostratus adının sonsuza dek
unutulması, namının duyulmaması yani “damnatio memoriae” cezası olsa da böyle
birinin unutulması pek mümkün olmamıştır. Çünkü Tarihçi Theopompus, Hellenika (Yunan
tarihi üzerine 12 kitap) isimli kitabında bu hikayeden bahsederek Efesliler’in
verdiği cezayı boşa çıkarmıştır.
Sonuç olarak emellerine
ulaşmıştı bu adam.
Peki, koskoca Tanrıça Artemis evini koruyamadı mı?
sorusunun cevabı ise;
“21 Temmuz İÖ 356 günü, Büyük İskender’in doğduğu
gündür ve Artemis aynı zamanda ebelik tanrıçası olduğundan doğumuna yardıma
gitmiştir.”
(Bu inanışı İskender, Efes’e geldiğinde borç bilir
ve tapınağın yeniden inşasını karşılamak isteyerek adını tapınağın girişine
yazmaları karşılığında yardım edecekti. Fakat gururlu olan Efes halkı akıllıca
bir yolla yardımı geri çevirirler. Büyük İskender’i de kırmamak için;
“Nasıl olur da bir tanrı, başka bir tanrıya
tapınak yaptırabilir?” demişlerdir… Bunun üzerine İskender, Efes halkının
üzerinden vergiyi kaldırarak tapınağa harcamalarını istemiş ve bir jest
yapmıştır.)
(“Herostratik Şöhret” deyimi burdan geliyor. Psikolojide neye
mal olursa olsun adını duyurmak isteyenler için kullanılır.) Ayrıca
bugün şöhret olmak uğruna her türlü saçmalığı yapan internet şovmenlerini bu
tanımlama ile açıklamak yerinde olacaktır.
Hikaye Herostratos’a yüklenilse de bazı
araştırmacılar Herostratos yerine tapınağın çatısına yıldırım düşmesi gibi ya
da bilinçli bir şekilde tapınak görevlilerinin tapınağın hazinelerini
yağmalamak maksadıyla böyle bir şeye giriştiklerini savunurlar. Gerçek her ne
ise kazanan Herostratos olmuş.
İşte tarihe geçmek mesele
değil sonuç olarak nasıl geçtiğindir önemli olan…
Kimi tapınak yakıcı ve
terörist,
Kimi de Büyük İskender olarak geçer tarihe…
Grigory Gorin’in yazdığı “Bir Efes Masalı” isimli oyunu
bu hikâyeyi çok güzel anlatmaktadır.
"Video" Efes'i görsel açıdan anlatan mükemmel bir video.
1 Aralık 2015 Salı
ÜSTÜ İNCİR AĞACI ALTI CELSUS KÜTÜPHANESİ
Altı Celsus Kütüphanesi...
EFES KAZILARI TARİHİ
Kısaca genel konjektürden bahsettikten sonra Batı Anadolu Uygarlıklarının en önemlisi Antik Yunan’ın zengin liman şehri, Roma İmparatorluğunun Asya eyaletinin başkenti ve dünyanın 2 önemli kadınının Artemis ve Kutsal Meryem’in evi Efes’in, bu faaliyetlerde ki macerasından bahsetmemiz gerekirse;
Efes antik kentinin kazıları ilk olarak 19. Yüzyılın 2. Yarısında başlamıştır.1863 yılının Mayıs ayında İngiliz Mühendis John Turtle Wood efsanevi tapınak Artemisi bulmak amacıyla araştırmalara başladı.Wood İngilizler’in yapmakta olduğu İzmir-Aydın demiryolu işinde çalışmaktaydı.Diğer yandan Londra British Museum’un parasal desteği ile tapınağın yerini belirlemek için Osmanlı Devleti’nden izinsiz sondajlar yapmaya başlamıştı.Diğer yandan İngiltere hükümetinin istekleri doğrultusunda ve Osmanlı’nın uyguladığı denge siyasetinin sonucu olarak kazı izinleri çeşitli fermanlarla verilmiştir. Wood sonuca 1869 yılında ulaşmış ve tapınağın temel kalıntılarınu bulmuştur. Fakat işler istenildiği gibi gitmedi ve tapınağın kötü durumda olması, önemli verilere ulaşılamamış olması gibi sebeblerle 1874 yılında sponsorların finansal desteğini geri çekmesine neden olmuştur.1863 ile başlayıp 1874 yılında sona eren Wood’un maceraları süresince elde ettiği eserleri “padişah fermanlarına uygundur” denilmiş ve genellikle askeri gemilerle British Museum’a götürülmüştür.İngiliz kazılarının Efes’te son bulması ise David G. Hogarth’ın 1904/1905 yıllarında yaptığı çalışmalar ile son bulmuştur.
Wood’dan 21 yıl sonra ve yine Osmanlı’nın denge politikası gereğince İngilizler’den uzaklaşıp Alman tarafına yönelen Osmanlı da bu durum arkeolojik çalışmaların seyrini de değiştirmiş ve kökendaşı olan Avusturyalılar’ı Efes’e çekmiştir.Avusturyalılar’ın macerası ise ; 1895 yılında Viyana Üniversitesi klasik arkeoloji profesörü ve Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün ilk başkanı Otto Bendorf ile başlamıştır.Bu kazıların başlamasındaki en önemli etken ise girişimci Karl Mautner Ritter von Markhof’un yapmış olduğu bağıştır.Başlangıçtan 1906 yılına kadar bulunan kalıntılar Viyana’ya götürülmüş ve bugün Kunsthistorisches Museum’un Ephesos-Museum bölümünde sergilenmektedir.1906 yılından itibaren ise çıkarılan kalıntılar Selçuk’ta kalması sağlanmıştır.1. ve 2. Dünya savaşlarında kesintiye uğrayan kazılar 1954 yılından itibaren günümüze kadar kesintisiz devam etmektedir.
Efes’te çalışma yapan Avusturyalı kazı başkanları ve kazı alanları ise ;
1895- Otto Benndorf ve Rudolf Heberdey – Limanla agora arasındaki kısım ve Artemision
1926- Josef Keil – Büyük gymnasionlari Yedi Uyurlar Mezarlığı ve St. Jean Bazilikası
1954- Franz Miltner – Kuretler caddesi civarı, Hadriyanus Tapınağı ile St. Jean Bazilikası’nın ilk kez yeniden ayağa kaldırılması
1960- Fritz Eichler – Yamaç Evler civarı ve Artemision
1969- Hermann Vetters – Yamaç evler 1 ve 2 , Celsus Kütüphanesi ayağa kaldırılmış
Gerhard Langmann ile Stefan Karweise’nin kazı başkanlığında tarihsel topografya araştırmaları derinleşerek Agora,Artemision, Tiyatro,Aziz Meryem Kilisesi ve Stadion civarı kazılarına devam edilmiştir.
1998- Friedrich Krizinger
2010- Sabine Ladstaetter
EVLİYA ÇELEBİ ANLATIMIYLA SELÇUK'UN FAKİRLİĞİ
Kalesi düzlük bir alanın ortasından çıkan sivri kaya üzerine yapılmıştır.Etrafı yirmi bin üç yüz adımdır ve çevresinde hendek yoktur.Toplam kırk kuledir.Güney’de iki demir kapısı vardır.Önden yokuştur.Kale içinde yirmi toprak örtülü ev ve mescit vardır.Bütün sokakları yalçın kayadan kaldırımdır.
Bu kalenin içinde bir kat daha kale vardır içinde imaretten başka bir şey yoktur.Baştan başa yıkıktır ve harap binalar vardır.Kıbleye bakan kapısı sanatlı eski kapı Bizhad gibi (15. Yy’da yaşamış İranlı bir minyatürcü)
Ayasuluğ insanı parasız, sefil ve mahsülleri ambarlarında bozulur ve tuzları sulanıp erir.Ama büyük evliyaların ruhlarını barındırmasından dolayı bu şehir sakindir.Aşağı varoşta yüz adet toprak örtülü evleri , yirmi adet dükkanı ve bir mescit ve küçük bir hamamı vardır.Çarşı meydanının ortasında büyük çınarın ucunda bir ab-ı hayat kuyusu vardır ve Temmuz da buz parçası gibidir.Bütün evlerin küçük bahçesi vardır.
Bu şehrin havası çok ağır olduğundan atları ve eşekleri sıtma tutar.Ancak eskiden buranın havası gayet güzelmiş.Bu şehir idari olarak ikiye ayrılmıştır.Şehir kısmı Aydın Sancağı’na kale kısmı Sığla Sancağına bağlıdır.
Keten ve keneviri meşhurdur.Keten ve kenevirler o kadar yüksek olur ki arasında at, deve gezse kaybolur.
(Evliya Çelebi)
ST. JEAN KİLİSESİ ve TAKİP KAPISI
Bugün Yine Yerinde Yok
Bu çizimde topraklarımızdan götürülen bir başka eseri görmekteyiz.
Bugün Ayasuluk Kalesi ve St. Jean Kilisesi'nin girişi olan yer, " Takip " kapısı olarak nitelendirilmektedir literatürde.Buraya takip kapısı denmesinin sebebi eskiden kale ve kilisenin girişinin üstünü süsleyen bu kabartmalarda Akhilleus’un ( Aşil ) hayatından alınmış takip sahneleri olduğu için bu sıfatla anılmaktadır.
6. yy veya 7. yy Bizans eseridir. .
Bu kabartmalar bugün İngiltere'de Woburn Abbey Galeri'de sergilenmektedir...
Artık geri dönmesinin vakti gelmiştir aslında.Her eser yerinde anlamlı ve güzeldir.
28 Kasım 2015 Cumartesi
EFES ve UNESCO HAKKINDA - SAYIN YILMAZ ÖZDİL'e İLETİLMESİ RİCASIYLA
EVLİYA ÇELEBİNİN İSA BEY CAMİİ ANLATIMI
Türkçe tercümesi şöyledir;:
Bu mübarek caminin yapılmasını,büyük Sultan vatandaşların maliki,İslamın ve Müslümanların Sultanı,Devletin,Dinin ve Dünya’nın iftihar kaynağı Aydınoğlu Mehmet oğlu İsa buyurdu. Allah mülkünü ebedi kılsın.
Bunu Ali İbni Dımışki yaptı.Şevval ayının dokuzunda,776 (1375) yılında yazdı.
Cami,dikdörtgen plan üzerine inşa edişmiş olup büyük ölçüde Şam-Ümeyye camiinin plan özelliklerine sahiptir.
“Öyle bir camidir ki yer yüzünde bir benzeri ancak Şam-ı Şerifte Emeviye camii ola.Kargir kubbe değildir.Servi levhaları üzerinde kurşun örtülüdür.Bütün sütunlarıda servi ağaçlarıdır.Ayasofya kadar büyüktür, ama ensizdir.Avlusu daha camidendir.O hesapca ayasofya kadar vardır.duvarları seraba beyaz mermerlerdendir.Kubbesi üstündeki kargir kubbenin için safi altın levhalarla nakışlıdır.Caminin uzunluğu 250 enliği 180 ayaktır.Cami içinde dört sütun var ki yeryüzünde benzeri yoktur.Kırmızı somaki ,zeytuni sütun görülmüştür ama mavi sütun hiç görülmemiştir.Bu sütunların yüksekliği kırkar mimari arşındır.Üçer ada mancak kucaklayabilir.Caminin 7 kapısı vardır.Sanatlı mihrabının anlatılmasından insan acizdir.Minberi ceviz levhasındandır.Meğer benzeri Sinop cami minberinde ola.Üç duvarına Esma-i Hüsna yazılıdır.Ve fidolayı güzel yazılar yazılmıştır.Ama okunması zor yazılardır.Mihrabında “ İnallahe ve melaiketuhu.” Ayeti kerimesi Hz. Peygamberin Hirka-i Şerifi sofasıdır.Bunların kafeslerini cihan ressamlarının resmetmemesi imkansızdır.Camiye güneş ışığı duvarlarındaki billur mermer ve necef camlardan ve yedi kapı üzerindeki kafeslerden girer.Ama Hirka-i Şerif İstanbuldadır.Burada yalnız sandukası vardır.Teberrüken ziyaret olunur.Bir Hz. Osman hattı Kuran-ı Kerim vardır,diye ziyaret edilir.Avlusu mermer döşelidir.Pabuç ile girilmez.Çünkü camiden sayılır.Avlunun ortasında bir büyük havuz vardır.Avlunun üç kapısı vardır.
Velhasıl yeryüzünde böyle bir işi adem oğlu yapmamıştır.Ama böyle harap şehirde cemaatsiz kalmış bir garip camidir.Kalabalık cemaati yoktur.”
27 Kasım 2015 Cuma
"EFESLİ ZENODOTOS" (Dil Bilgini)
Okumayı ve yazmayı seven herkes Zenotodos'a borçludur.
Yaptığı işlerin aslında en önemlisi, İskenderiye Kütüphanesi’nde bulunanyazmaları, okumayı kolaylaştırması amacıyla noktalama işaretleri koymuş ve sözcükleri ayırmıştır.
26 Kasım 2015 Perşembe
"EFESLİ PARRHASİUS" (Ressam)
25 Kasım 2015 Çarşamba
"EFESLİ APELLES" (Ressam)
24 Kasım 2015 Salı
ARTEMİS TAPINAK ALANI HAKKINDA
Bizanslı Philon Artemis Tapınağı için demiş ki:
*En azından bir güvenlik konulması şarttır,
*En azından tapınak alanında gelişigüzel serpiştirilmiş hediyelik eşya satan abilerimizi düzenlı bir şekilde stand açmaları sağlanabilir,
ÜÇ DİN, BİR ÇOK MEDENİYET ve SONSUZ YAŞANTI - Selçuk/Efes - Artemis Tapınağı
Selçuklu,Aydınoğulları ve Osmanlının da kullandığı Ortaçağ kalesi …
EFES ANTİK TİYATRO ve FESTİVALLER
Efes Antik Tiyatro ve Festivaller
EFESLİ HERAKLEİTOS ve PERS KRALI DARİUS'un MEKTUPLAŞMASI
Bundan sonra gelişen olaylarda Efes, 12 İyon ayaklanmasına katılmamış yahut pasif kalmıştı.Darius'un orduları İyon şehir devletlerini yakıp yıkarken Efes'e hiç dokunmayışının altında belkide Efesli Herakleitos'a duyduğu saygı ve hayranlık yatıyordur.
EFESLİ HİPPONAKS
Tarihin Ete Kemiğe Bürünmüş Hali: Anadolu’dur
Bugün “Antik Yunan” diye sunulan ne varsa, onun çoğu aslında Anadolu’nun etinden, kanından, toprağından beslenmiştir. Felsefenin kıvılcımı, ...
-
EFES ARTEMİS HEYKELİ ve ANLAMI İnsanoğlunun varoluşundan günümüze kadına duyguğu saygı, günümüzde duyulan saygıdan hep fazlaydı. Hatta ku...
-
Selçuk - Uğur MUMCU Anıtı Yine bir Ocak ayının 24'ü ve yine ülkemin aydınlarından olan Uğur Mumcu’nun hunharca katledilişinin yıl d...
-
EFESLİ HİPPONAKS M.Ö. 6. yy'da Efes’te yaşamış olan şair, Archilochus’tan sonra tarihin ikinci hiciv ustasıdır. Çağdaşı olan birço...



















