19 Aralık 2015 Cumartesi

AMAZON KADINLARI ve ARTEMİS

AMAZON KADINLARI ve ARTEMİS

Yunanlı tarihci-yazar Aiskhylos, onlar icin "Savaşcı Amazonlar,erkek duşmanlarıdır.” demektedir. Amazonlar, av ve savaş ile uğraşarak yaşamakta ve erkeklerle beraber yaşamaya gerek duymamaktaydılar.
Yine de soylarını sürdürebilmek için erkeklere ihtiyaçları olurdu. Bu gereksinimleri için bile asla erkeklere boyun eğmemişlerdir. Amazonların ilk dönemlerinde erkekler de kavim içinde bulunurdu. Amazonlar, onlardan sadece köle ve uşak olarak yararlanıyor, onları diledikleri gibi kullanıyorlardı. Fakat daha sonraları erkekleri toplumlarından çıkartarak kapalı bir toplum halini almışlardır. Sadece çiftleşme içgüdüsüyle zaman zaman erkekler ile bir araya gelirlerdi. Savaşçı olan bu toplum, daha küçük yaşlarda zorlu eğitimlerden geçerlerdi. Hatta en çok kullandıkları savaş aleti olan ok ve yayı rahat kullanmaları için sağ göğsünü zorunlu ameliyat eder ve kesilen yeri ateş ile dağlarlardı. Bunun dışında tüm savaş aletlerini kullansalarda en önemlisi çift yüzlü balta, yani Labris’tir.

Sosyal yaşamlarında aslında tam bir kadın tam bir anadır Amazonlar. Kız çocuklarını kendileri yetiştirirlerdi. Savaşırlarken dahi, kısa ve uzun etek giymişlerdir.Erkek egemen Yunan tanrılarının hepsine düşman olmuşlardır. Bu özellikleriyle ana tanrıça kültünün peşinden gitmişlerdir.

Buna Artemis ve Efes’te ki tapınağı, örnek olarak verilebilir. Bu gorkemli tapınağın ilk halinin Amazonlar tarafından yapıldığını söyleyen kişi Tarihçi Pausanias'dır. Amazonların bu ilk tapınaklarında Ana Tanrıça’ya kurbanlar sunduklarını da yazılmıştır, ceşitli tarihi kaynaklarda.

Yazar Pausanias’ın anlattıklarına gore;
Zaman içinde tamamlanan bu muhteşem tapmakta, Amazonlara saygı amacıyla yapılmış bir Amazon anıtı da bulunmaktadır. Burada bulunan heykelleri İlk Cağ’ın en unlu heykeltıraşları tarafından yontulmuştur.

Pausanias, Amazonların dini hakkında cok önemli bilgileri kaydetmiştir. Ana Tanrıca'nın ilk rahibeleri olan kadın savaşcıları tanımlarken, onlara bir çeşit "arı” olan Melissa denildiğinden de söz etmiştir.
Artemis, Ana Tanrıca’nın cok goğüslü heykeli, dikkat çekicidir. Bu konuda ceşitli teoriler ortaya atılmıştır.
Bazı araştırmacılar; Artemis’in göğsünde bulunan çıkıntılara "memeler" demekte, bazıları bu çıkıntıları "bal peteği” olarak yorumlamakta bazıları da boğa billurlarının tanrıçaya kurban sırasında boynuna asıldığı yönünde yorumlamaktadır. Amazon dininin rahibelerine bir ceşit arı adının verilmesi bu çıkıntıların niteliği konusunda bir fikir verebilir. Bal ve arıcılık Antik Çağ Anadolu bölgesinde oldukca yaygın olarak yapılan bir işti. Eski pagan tanrılarının bazıları, ornek olarak "Tanrı Priapos" balı yoneten bir tanrıydı. Balın cinsel güç ve yaşam vericiliği de buradan gelmektedir.

Tarihci Pausanias’ın anlattıklarına gore; dinsel torenleri Hippo adındaki başrahibe yönetmekteymiş. Amazon savaşcı kadınları, Ana Tanrıca heykelinin etrafında silahları ile birlikte dans etmekteymiş. Dans sonrasında ise koro meydana getirip şarkılar soylerlermiş. Bu danstan İskenderiyeli şair Kallimakhos da söz etmiştir. Onun anlatımına gore;
Amazonlar, Artemission'un ilk halinde, tanrıca adına diktikleri heykelin çevresinde silahlar ile dans yapmaktaymışlar.

İşte Amazon kadınları böylelermiş…

Dünya da çoğu zaman erkek egemen olmasına karşın Anadolu, tarihin her döneminde böylesine yiğit kadınlar ortaya çıkarmışlardır. Kimi zaman Amazon kadını Penthesilea’dır,Antiope’dir. Kimi zaman Kurtuluş Savaşında Kara Fatma’dır. Kimi zaman da kağnısıyla cepheye mermi taşıyan Elif kadındır, Nene Hatundur… Hepsi Anadolu kadınıdır, dolu dolu yürekleri ve cesaretleriyle bu toprakların kadınıdır…


Tarihçi Tolga MERT 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selçuk Efes Kent Belleği #EfesSelçuktanerelergezilir

  Selçuk Efes Kent Belleği Zaman Yolculuğu Efes Selçukluların ve Efes Selçuk’un tarihine, doğasına, insanına ilgi duyanların paylaşım noktas...